Faydalı Besinler

Demir Minerali

Toplumumuzda eksikliği en çok görülen besin öğelerinden biri demir mineralidir. Özellikle kadınlarda hamilelik ve regl dönemlerinde (hamile veya emziren kadınların demir ihtiyacı erkeklere oranla 2 kat daha fazladır) demir yetersizliği çok sık görülür.Demirden zengin olan besinleri tüketmeyen çocuklarda da demir yetersizliği oluşma riski vardır. Vücudun hemoglobin adı verilen kan proteinini yapmak için yeterli demire gereksinimi vardır. Hemoglobin olmadan kırmızı kan hücrelerinin oksijeni akciğerlerden vücudun diğer bölgelerine taşımaları mümkün değildir. Demir vücut için gerekli oksijeni taşıyan bir mineraldir. Kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobinin üretimine yardımcı olur. Kansızlık sorunu yaşayan kişilerde, yoğun regl dönemlerinde ve spor yapan kişilerde özellikle ihtiyaç haline gelir.

Demir Minerali demir, demir minerali, demir içeren besinler, demir minerali hangi besinlerde bulunur, demirin faydaları, demir minerali eksikliği, günlük demir ihtiyacı, demir ihtiyacı ne kadardır, ne kadar demir almalıyız

Demin Minerali Faydaları

Eksikliği çok sık görülen demir minerali kırmızı kan hücreleri için gereklidir. Bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olan demir minerali, akciğerlerden hücrelere oksijen taşınmasını sağlar. Yorgunluğun giderilmesini sağlaması ve vücuda enerji vermesi de demir mineralinin faydaları arasındadır. Özellikle gelişme çağındaki çocuklar, hamileler ve emzirenler için gereklidir, hamile ve emzirenler doktor kontrolünde demir minerali takviyesine ihtiyaç duyabilirler. Demir eksikliği görüldüğünde yorgunluk, üşüme, uyku bozukluğu veya en önemlisi olan kansızlık yani anemi hastalığı ortaya çıkabilir. Demir eksikliği, özellikle bayanlarda çok sık görülür. Yemeklerle veya yemekten sonra içilen çay, kahvenin içindeki bazı maddeler, vücuttaki demir emilimini azaltır. O yüzden yemekten yaklaşık bir saat sonra çay veya kahve tüketilmelidir.

İnsan vücudu için önemi ve faydaları açısından vazgeçilmez bir mineraldir. B vitaminlerinin kullanımı, bakır ve kalsiyum emilimi, kanda oksijeni taşıyan kırmızı kan hücrelerinin ve çeşitli enzimlerin üretimi için gereklidir. Demir minerali, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklardan korunmaya yardımcı olur. Vücut direncini arttıran demir yorgunluğa karşı etkilidir. Demir minerali vücudun büyümesine de yardım eder. Bu nedenle, özellikle gelişme çağındaki çocuklar için vücut ve beyin gelişimi açısından çok önemlidir.

Demir Minerali Eksikliği ve Zararları

Demir eksikliği, vücudun ihtiyacı olan demirin vücutta yeterli miktarda bulunmaması ve de bu nedenle ortaya çıkan sağlık sorununa kansızlık denir. Demirin vücuttaki fonksiyonuna bakıldığında, demirin alyuvarların oksijen taşıma işleminde görev aldığı gözükmektedir. İnsanlar için oldukça önemli olan demir; insan vücudu tarafından üretilememektedir. Vücut için gerekli olan demir ihtiyacı ise, vücuda alınan besinler tarafından karşılanmaktadır.

Demir içeren besinlerin başında ise, yumurta, et, pekmez, soya fasulyesi ve de pekmez gibi gıdalar gelmektedir. İnsan vücudunun bazı bölgeleri, demir eksikliğine karşı oldukça fazla hassasiyet göstermektedir. Bu bölgelerin başında ise beynin bazı bölümleri yer alır. Bakıldığında özellikle gelişim çağında olan çocuklarda sağlıklı zihin gelişimi için, demir mineralinin oldukça önemli olduğu görülmektedir. Demirin vücuttaki başlıca görevi alyuvarların oksijen taşımasına yardım etmektir fakat bunun dışında da demir mineralinin bazı görevleri bulunmaktadır. Bu görevlerden biri ise, sinir hücreleriyle alakalıdır. Sinir hücreleri vücutta sürekli olarak birbirleriyle iletişim halindedir. Bu iletişimi gerçekleştiren ise bazı kimyasallar bulunmaktadır. Demir minerali de tam da bu noktada devreye girerek, bu kimyasalların sentezlenmesinde yardımcı olmaktadır.

Demir eksikliği rahatsızlığı, vücuttaki demir rezervinin boşaltılmasıyla ya da azalmasıyla başlamaktadır. Bu durumda, oksijen taşıyan alyuvar hücreleri bu taşıma işleminde çeşitli sıkıntılar yaşamaktadır. Alyuvar hücreleri, vücutta yaklaşık olarak 3 ile 4 ay boyunca hareket eder ve görevini yerine getirir. Bu sürenin sonunda, bu alyuvar hücreleri vücut tarafından dışarı atılmaktadır. Kanda oksijen taşıma görevinin en temel sorumluları arasında yer alan demir, vücuda besinler yoluyla alınmaktadır. Eğer besin yoluyla vücuda demir alınmazsa, gerekli olan demir minerali eski alyuvarlardan temin edilir ve de kullanıma sokulur. Çünkü vücudun sağlıklı bir biçimde çalışabilmesi için, alyuvarlardaki demir oranının yeterli düzeyde bulunması gerekir. Zira oksijen taşıma işlemi, bu sayede gerçekleşmektedir. Vücut için hayati fonksiyonu olan bu işlem, demir eksikliği nedeniyle sağlıklı bir biçimde tamamlanamayabilmektedir. Bu nedenle de, demir eksikliği oldukça önemli bir rahatsızlıktır.

Demir eksikliğinin çeşitli evreleri bulunmaktadır. Bu evreler temel olarak iki tanedir. Bunlardan birincisi hafif, diğeri ise ağır demir eksikliğidir. Hafif demir eksikliği durumuna, demir azalması adı verilmektedir. Bu evrede, vücut için gerekli olan demir vücutta bulunur fakat demir depoları azalma göstermektedir. Demir eksikliğinin ağır olan evresine ise demir eksikliği anemisi adı verilmektedir. Demir eksikliğinin bu evresinde, vücutta kullanılmak üzere hiç demir kalmamıştır. Bu evrede üretilen kırmızı kan hücrelerinin boyları normalden küçüktür. Renkleri de normalden soluktur.
Yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda, insan vücudunun 1 dakikada 115 milyon kan hücresi ürettiği belirlenmiştir. Demir eksikliği durumunda ise, bu sayı düşmekte ya da hücrelerin boyu küçülmektedir. Bu duruma, demir eksikliği anemisi adı verilmektedir. Demir eksikliğinin nedenleri arasında ise, demir içeren gıdaların tüketilmemesi, sık doğum, adet kanamaları, kanamaya neden olan hastalık türleri, bağırsakta demir mineralinin yeteri kadar emilememesi ve de et tüketiminin olmaması gösterilmektedir. Bunların dışında da, bağırsakta bulunan malarya adı verilen mikrop ve de çengelli solucan da demir eksikliğine neden olabilmektedir.

Demir eksikliğinin bazı belirtileri bulunmaktadır. Bu belirtilerin başlıcaları; iştahsızlık, halsizlik, çok çabuk bir şekilde yorulma, nefes darlığı, baş ağrısı, çarpıntı, baş dönmesi, kolay üşüme, çarpıntı, saç dökülmesi, dudak çatlamaları ve dikkat eksikliği gibi durumlardır. Bu belirtiler aynı zamanda, kansızlık yani demir eksikliğinin zararları arasında yer almaktadır. Bu zararlar dışında, demir eksikliği gelişim çağındaki çocuklarda zeka gelişimine olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Yine psikomotor gelişimde eksiklikler yaşanmaktadır.

Gıdalarda “heme” ve “non heme” olarak 2 farklı demir türü bulunmaktadır. “Heme demir” et, balık ve kümes hayvanlarının etlerinden gelir, mide tarafından kısa sürede emilerek sisteme dahil edilir. “Non heme” demir ise bitkisel kaynaklardan gelen demirdir, hayvansal gıdalardan alınan demire göre daha yavaş ve daha az emilir. Rakam vermek gerekirse; hayvansal gıdalardan alınan demirin yaklaşık %30’u, bitkisel gıdalardan alınan demirin ise %2-%10’u vücut tarafından kullanılmaktadır. Bitkisel gıdalardan aldığınız demir oranını arttırmak için, demirin vücut tarafından emilimini arttırdığı bilinen C vitamini bakımından zengin domates, portakal, greyfurt, mandalina gibi meyvelerle ve kırmızı, sarı ve turuncu biberle birlikte tüketebilirsiniz.

Demir Minerali Bulunun Besinler (Yiyecek ve İçecekler)

gibi besinler demir açısından oldukça zengindir. Rahatlıkla tüketebilirsiniz.

Günlük Demir Minerali İhtiyacı

Demir hem hayvansal gıdalarda hem de sebzelerde bulunur. Institute of Medicine of the National Academy of Sciences’ın göre günlük demir tüketimi için tavsiye ettiği miktarlar (anemi veya demir eksikliğine yol açan bir diğer rahatsızlığı bulunmayan kişilerde) şu şekildedir;

7-12 ay arası bebeklerde günlük 11 mg, 1-3 yaş arası çocuklarda 7 mg, 4-8 yaş arası çocuklarda 10 mg, 9-13 yaş arası çocuklarda 8 mg, 14-18 yaş arası erkek çocuklarda 11 mg, 14-18 yaş arası kız çocuklarda 15 mg, 19-50 yaş arası kadınlarda 18 mg, 19-50 yaş arası erkeklerde 8 mg, 51 yaş üstü erkek ve kadınlarda 8 mg, Hamilelik döneminde 27 mg, Emzirme döneminde 9-10 mg (Yaşa bağlı olarak). 

Soru Cevap ve Yorumlar


Yukarı Çık